nerimanpolat
works > 2016  2015  2017  2013  2012  2011  2010  2009  2008  2007  2006  2005  2004  2003  2002  2001  2000  1999  1998  1997

< Hakkında Yazılanlar

Skopeo = Bakmak

Beral Madra

Bugünün sanatına dair akıllardaki soru, "Tam pazarlanabilirlik’ gereğinin can sıkıcı şartlarından uzak durmak için bir sanatçı nasıl çalışmalıdır? Sorusudur. Belli ki bu tavır için somut bir reçete yok, ancak sanatçının olduğu kadar küratörün de yaptığı işte bazı stratejiler izlenebilir. Sanat yapıtını kamusal alana çıkarmak, sanatçıya etkileşim sağlama olanakları olan bir proje geliştirme fırsatı tanımak ya da sanatçıyı kolektif bir atölye çalışmasına davet etmek başarılı sonuçlar veren stratejilerden bazıları. Sanat üretimi için alternatif mekanlar oluşturma çabalarına karşın, sanatçıyı toplumu eğlendiren kimse ya da hovarda bir kişilik olarak gören sanatçıya karşı tutucu yaklaşım hala yaygınlığını sürdürüyor. Dolayısıyla sanatçı, bu önyargıyı kırmak için platformlara ve etkinliklere ihtiyaç duyuyor ve bunlardan yararlanıyor. Neriman Polat, çalışmalarında 1996’dan bu yana bu yolu izlemekte, çoğunlukla kar amacı gütmeyen galeride ve kamusal alanlarda gerçekleştirilen, sanatçıların kendilerinin girişimiyle başlatılan ve uzun süreli tartışma seanslarıyla desteklenen grup sergilerine katılmaktadır. Polat’ın, izleyicinin tüketicilik ve medya imajı ötesinde görebilme potansiyeliyle oynadığı işleri fotoğraf, video ve bu malzemelerle yaptığı enstelasyonlardan oluşur. Sanatçı her ne kadar alçakgönüllü bir tavırla kendi çevresinin ve kendisinin izlerini belgelediği ve doğrudan belgelemenin ilgisini çekmediğini söylese de, çalışmalarında kendisini gözlemleme, benzerlikler ve marjinal kimliklerin kendine özgü özelliklerine tanık olma, izlendiklerinden habersiz kişilerin sterotip davranışlarını ve bulundukları çevreleri inceleme gibi eylemleri içeren bir karmaşıklık ifade edilir. "Kendi Gerçekliği", "Kız Kardeşler", "Sarışınlar", "Photo-Graves" ve "Turistler" adlı seri çalışmalarında çoğul farklılığı ayrıntılı olarak gösterir, ama öte yandan kapitalizmin işlevlerinin neden olduğu her daim mevcut kolektifliği de ortaya koymaktadır. Bu görüntülerde ‘benzerlik’, sanatçı için izleyicinin sahte-orijinallik arzusundan uzak durarak eleştirel düşünme için güvenli bir alan bulmasını sağlayacak bir araç haline geliyor.

Mart 2005’te Istanbul’da (Karşı Sanat) gerçekleştirilen, kadının mitolojik anlatılarda bir yaratık olarak tasvir edilişi ve Oidipus kompleksinden yola çıkan "Sfenks Seni Yiyip Yutacak" sergisi için ürettiği bu işinde, bir performansı belgeleyerek standart bir mavi renge boyanmış bir duvara parçalanmış görüntüler halinde yerleştirmişti. Performans ‘mahremiyet’, ‘arınma’, ‘suç’ kavramlarının karmaşıklığını temel alarak, bir kendi kendini gözlemek eylemi olarak gerçekleştirilmiştir. Her ne kadar röntgencilik "çıplak insanlara, çoğunlukla onlara fark ettirmeden bakmak" olsa da, bunu, sanatçının kendisine bilinçli olarak baktığı ve insanların sanatçıyı en mahrem haliyle görmesine izin verdiği kendi kendine başlatılan bir tür röntgencilik olarak görmek mümkün. Arınma esasen dinsel, ayinsel ve ruhani etkileri olan bir açımdır. Ancak bu parçalı sahneden arınmanın güvencesi ve tatminin izleri değil, bir suç mahallinin yıkıcılığını bulmak mümkün olur; müstehcendir. Burada Polat, masum arınma kavramını ve bu kavramın erkek egemen toplumdaki yorumlanış biçimini bir araya getirir. Sanatçının performans ve belgeleme pratiği Pierre Bourdieu’nun fikirleriyle ilişkili düşünülebilir: "Ve, kadınların kendilerini tüm gerçekliği, özellikle de içinde tutuldukları iktidar ilişkilerinin şekil bulduğu ve sembolik düzeni oluşturan zıtlıklarda ifade bulan düşünce sistemleri aracılığıyla idrak ederler." (*)

*Pierre Bourdieu, "Masculine Domination", Polity Press, 2001